DEZENFEKSİYON- ANTİSEPSİ- STERİLİZASYON
|
|
Mikro organizmalar çevrede doğal olarak bulunurlar. Bu
organizmaların bazıları yararlı, bazıları değildir.Bazıları pek çok
kimseye zararsızken,bazıları ise çoğu kimseye zararlıdır. Diğer bazıları
ise belirli koşullar dışında zararsızdırlar. Mikroorganizmalardan
temizlenmiş bir çevre sağlamak için çok sayıda kişinin çaba göstermesi
gerekir. Devlet düzeyindeki ve uluslararası,ulusal ve yöresel düzeydeki
hükümet kuruluşlarının,sağlık görevlilerinin, her meslekten yurttaşların
ve aile üyelerinin katkıları gerekir.Bu çabalara ; kitle aşı programları,
güvenilir kanalizasyon sistemleri, tüberküloz,sarılık ve zührevi
hastalıklar gibi bazı bulaşıcı hastalıkların kontrolü v.b.
Dünyadaki bütün canlılar gibi mikroorganizmalar da kendileri için uygun
ortamlarda beslenerek çoğalırlar. Bulundukları yerde kendilerine zararlı
olabilecek çeşitli etkenlere karşı yaşam savaşı vererek soylarını devam
ettirirler. Bazıları spor teşkil ederek dış ortamda yıllarca canlı
kalabilirler.Bir kısmının dirençli mutantları oluşarak, zararlılardan
etkilenmeyen yeni soyları ortaya çıkar.Gen yapıları farklılaşarak enzim
sistemlerinde değişiklik husule gelebilir. Bu suretle üremelerini durduran
hatta öldürücü olabilecek maddeleri parçalayan, bu parçalanma ürünlerinden
besin olarak yararlanan mikroorganizmalar da vardır.
SAPROFİT
olanlar doğada cansız ortamda çoğalırlar. Canlılarda yaşayanlara PARAZİT
denir. Parazitlerden kommensal olanlar canlıların vücudunda zarar vermeden
beslenerek çoğalırlar.Ancak bulundukları vücut direnci kırıldığında
dokularda çoğalarak hastalık yapan potansiyel patojen ya da oportünist (fırsatcı)
olurlar. Parazitlerden patojen olanlar canlıların hücre ve dokularında
çoğalarak hastalık yaparlar.
Günümüzde etkili antibiyotiklerin bulunması ve yaygın kullanılması ile
asepsiye verilen önem azalmış, bunun sonucu olarak da hastane
infeksiyonlarında artışlar görülmektedir. Bu infeksiyonlar, hastane
çalışanlarının birinci derece sorumluluk alanıdır. Hastaneler,klinikler
hasta ve yaralı olarak tedavi ve bakıma muhtaç kimselere sağlıklarını
yeniden kazandırmak için çalışılan barınma yerleridir. Buraların sağlık
koşullarına en uygun olması gerekir.Bu hem çalışanlar için hem de hastalar
için gereklidir.
ASEPSİ:
kullanılacak
alet ve malzemenin yahutta bulunulan mekanın, hastalığa neden olan
mikroorganizmalardan yani patojenlerden arındırma işlemidir.
Asepsi;Cerrahi asepsi ve tıbbi asepsi diye ikiye ayrılır.
CERRAHİ ASEPSİ:
Uygulama yapılacak ortamın, çevresinin ve
gerekli araç gerecin mikroorganizmalardan arındırılması işlemidir. Cerrahi
asepsi; Deri bütünlüğü bozulduğunda, Steril vücut boşluklarına
girildiğinde, Deri bütünlüğü bozulmuş ve steril vücut boşluklarına
girilmiş hastalara bakım verildiğinde cerrahi asepsi uygulanır.Asepsi
kavramı içinde steril terimi cerrahi asepsi için geçerli
olup,mikroorganizmaların ve sporların tam olarak yokluğudur. Steril terimi
için,hastalık yapan mikroorganizmaların bulaşma yolları yok edilerek ve
mikroorganizmalar öldürülerek insanlara bulaşması önlenir diye de tarif
edilebilir.
CERRAHİ ASEPSİDE UYGULANAN YÖNTEMLER:
· Dezenfeksiyon
· Sterilzasyon
·
Benmari su banyosu.
CERRAHİ ASEPSİ İLKELERİ:
Cerrahi asepside şu ilkelere uyulmalıdır: Steril obje ve alanın
kesin sınırları bilinmelidir. Steril objenin paketleri vücuttan uzağa
doğru açılmalıdır. Steril objeler steril malzeme pensi veya steril eldiven
ile tutulmalıdır. Steril ve ansteril (steril olmayan) objeler aynı
yerlerde saklanmamalıdır. Steril objeler bel seviyesinden yukarıda ve
görüş alanı içinde tutulmalıdır. Steril objeler hava sirkülayonu olan
ortamda tutulmamalıdır. Steril alan üzerine konuşmamalı, öksürmemeli ve
aksırmamalıdır. Asla steril alan ve obje üzerinden uzanılmamalıdır. Yüz
daima steril alan ve objeye dönük olmalıdır. Steril objenin ne zaman
kontamine olduğu ( bulaştığı )bilinmelidir Sterilliğinden şüphe edilen
objeler kontamine kabul edilmelidir.
TIBBİ ASEPSİ:
Hastalık yapan mikroorganizmaların sayısını azaltmaya ve bir
kimse veya yerden diğerine bulaşmasını engellemeye yarayan uygulamaları
anlatır. Bu uygulamalara bazen temiz teknik de denir. Bu amacı sağlamak
için çeşitli yöntemlerden yararlanılabilinir: toz alma,elektrik süpürgesi
ile temizlik ,yıkama, kaynatma,sterilize etme birkaç örnektir.
ANTİSEPSİ:Patojen
mikroorganizmaları öldürmek veya çoğalmalarını önlemek için vücut yüzeyine
yerel olarak kimyasal maddelerin uygulanmasıdır.
EL ANTİSEPSİSİ:
Direkt temas, bakterilerin nakledilmesinde çok önemli bir yer
tutar. Direkt temas ile buluşmada en önemli yol ise ellerdir. Uygun bir el
temizliği bu konuda ciddi bir önlem olmaktadır. Ellerin antisepsisi için
su,sabun ve antiseptik madde yeterlidir. Sabunların çok kişi tarafından
ellenmesi nedeniyle, basma ile çalışan sıvı sabun makinalarının kullanımı
daha sağlıklı olmaktadır. Günlük hayatta 30 saniye elleri sabunlamak
yeterli olmaktadır. Hasta ile temas etmeden önce ve temas ettikten sonra
el antisepsisine mutlaka uyulmalıdır. Sabun kireçli suda kullanıldığı
zaman sabunda bulunan tuzlar kireçli sudaki tuzlara reaksiyon göstererek
erimeyen parçalar halinde bir çökelti oluşturur ve bu iki tuzun reaksiyonu
sabunu temizleme maddesi olarak etkisiz kılar.
Hastane enfeksiyonları bir sorun haline geldiğinden, el yıkama tekniğinde
içinde mikrop öldürücü olan sabun ve antiseptiklerin kullanılması salık
verilir. çoğu zaman sabun ve antiseptikler, bütün hastane üniteleri için
önerilmekle birlikte, bu öneri çoğu zaman kabul görmemektedir. El
antiseptiği, ameliyathaneler, çocuk ve doğum odaları ile yoğun bakım
ünitelerinde kullanım alanı bulmaktadırlar. Oysa tüm hastane birimlerinde
el yıkama tekniğine tam uyulmalı ve sabun, antiseptik malzemeler kullanıma
sunulmalıdır.
ANTİSEPTİK:
Mikroorganizmalara uygulandığında
preparasyonun özelliğine veya uygulama yöntemine göre üremelerini
önleyerek veya öldürerek onları zararsız hale getiren,özellikle canlı
dokulara uygulanabilen maddelerdir. İdeal antiseptik özelliklerinin tümü
bir tek antiseptik preparasyonunda bulunmamaktadır.Bundan dolayı uygulama
alanının durumuna göre antiseptik madde seçilerek kullanılır.Bazıları
ellerin zedelenmiş derisine, bir kısmı vücut boşluklarını örten ve daha
duyarlı olan mükozaya uygulanır; üçüncü bir gurup yaraların tedavisi için
kullanılır.
İdeal bir antiseptikte olması gerekli özellikler
Kan ,cerehat,müküs,serum veya tükürük gibi çıktıların bulunduğu
ortamlarda etkinliğini korumalı. Mikroorganizmaların üremesini inhibe
etmeli. Vücut dokularını ve hücrelerini tahriş etmemeli. Deriyi tahriş
etmemeli Ağız yıkama suları ve gargaralar etkisini çabuk göstermeli.. Açık
yaraya uygulandığında kanın lokositlerine toksik etkili olmamalı. Vücudun
doğal direnci herhangi bir şekilde olumsuz etkilenmemelidir.
STERİLİZASYON :
Sporlar dahil tüm mikroorganizmaların yok edildiği süreçtir.Bu süreç
genellikle Basınçlı su buharı (otoklav) Kuru hava (pastör fırını) Kaynatma
Yakma ve alev ile sterilizasyon (flambaj) Süzme ile sterilizasyon Işın ile
sterilizasyon Kimyasal sterilizasyon şeklinde yapılır. Kimyasal
sterilizasyon ikiye ayrılır:
a) Gaz ile kimyasal sterilizasyon. Gaz ile kimyasal sterilizasyonda
kullanılan gazlar;etilen oksit, kükürt, formaldehit b) Sıvı kimyasal
sterilizasyon. Sıvı kimyasal sterilizasyon,uygun olarak kullanıldığında
,bakteri mantar, t.b.c.basili ve viruslerin tüm şekillerini yok eder.
Soğuk Sterilizasyon
Sterilizasyon solusyonu olarak genellikle gluteraldehit ve
formadehit kullanılır. Gluteraldehit'in %2 lik solusyonu sıvı kimyasal
sterilizasyon için çok etkili bir eriyiktir. Genellikle sisteskop,
bronkoskop, endeskop gibi lensli aletlerin sterilizasyonunda kullanılır.
Günümüzde etkileri çok güçlü ve zaman olarakta oldukça hızlı solusyonlar
mevcuttur. Kimyasal sterilizasyondan iyi bir sonuç alınılabilmesi içik
tavsiye edilen zamana ve sterilizasyon kurallarına uyulması neticenin
doğru alınması açısından şarttır.
Kimyasal sterilizasyonda ,temizlenmesi ve steril edilmesi zor olan
girintileri, ek yerleri ve küçük tüpleri bulunan aletlerin bütün
parçalanılabilir kısımlarının birbirinden ayrılmasına,daldırma esnasında
içinin tüm havasının boşalmış olmasına ve daldırma işleminin tam
yapılmasına, dikkat edilmelidir. İçinde hava kabarcığı kalan boru biçimli
aletlerin yahut sudan hafif malzemelerin suyun üzerinde yüzmeleri halinde
uygun bir sterilizasyondan söz etmemiz mümkün değildir.
Cerrahi ve tıbbi asepsi konusunda hatırlanması gereken en önemli şeylerden
biri, bunların etkinliğinin işlemi yapanların güvenilirlik ve vicdanına
bağlı olduğudur. Kesinliğin ve titizliğin ihmali çoğu durumlarda fark
edilemez. Örneğin dezenfekte veya steril edilmesi gerekli mükerrer
kullanımlık malzemeler üstünkörü temizlenmesi veya dezenfektan solüsyonu
içinde durması gereken zaman sürecinde tutulmaması sterilizasyonun tam
olmaması gerçeğini doğurur, ve bu durumu da işlemi yapan kişiden başkası
bilemez.
Sterilizasyon cerrahi asepsinin ayrılmaz bir bölümü olmakla birlikte,tıbbi
asepsinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteren sayısız örnekler
vardır.Bilinmeyen patojenlerle uğraşırken, güvenlikte olmak için tüm
mikroorganizmaları yok edeceğine güvenilen önlemler almak gerekir.Örneğin
hastanede hastaların mükerrer kullandığı bakım araçları, başka bir hasta
tarafından kullanılmadan önce dezenfekte ve sterilize etmek gerekir. Sürgü
,ördek böbrek küvet v.b.gibi
Sterilizasyonun etkili olabilmesi için gereken temel ilkeler
şunlardır:
· Steril edilecek obje iyi yıkanmış
olmalıdır.
· Sterilizasyon türü steril edilecek
objenin tüm yüzeyine etki etmelidir.
· Steril edilecek objeler doğru olarak
paketlenmelidir.
· Sterilizasyon türünün süresi yeterli
olmalıdır.
· Sterilliği bozmamak için objeler
uygun şekilde saklanmalıdır.
· Steril edilecek objenin üzerine
aracın cinsi ve steril edilme tarihi yazılmalıdır.
· Steril edilen objenin son kullanma
tarihi bilinmeli ve bu tarihler içinde kullanılmalıdır. |
DEZENFEKSİYON:
Hastalık yapan
mikroorganizmaları öldürme veya üremesini durdurma işlemidir. Dezenfeksiyon için
kullanılan maddelere dezenfektan denir. İnfeksiyon hastalıkları söz konusu
olduğunda dezenfeksiyon,antisepsi ve sterilizasyon çok büyük önem taşır.
Dezenfeksiyon yalnız cansız cisimlere uygulanan işlemleri kapsamak üzere
kullanımını sınırlamak tercih edilmektedir. Dezenfeksiyon tıpta patojen
mikroorganizmaların tahribini,besin endüstrisinde bozulmaya neden olan
mikroorganizmaların öldürülmesini, suyun temizlenmesinde ise sudan kaynaklanan
infeksiyon etkenlerin yok edilmesini ifade eder.
En iyi dezenfeksiyon mikroorganizmaların vejetatif şekilleri kadar sporlarını ve
virüsleri de tahrip eden işlemdir. Antibiyotiklerin fazla miktarda ve başarılı
ile infeksiyon hastalıklarına karşı kullanılması sonucu 1950 li yıllarda artık
infeksiyon hastalıklarının tamamen ortadan kaldırılacağı ve mikrobiyolojinin
fazla öneminin kalmayacağını ileri sürenler bile olmuştur.zaman bu fikirlerin
hatalı olduğunu göstermiştir.Kemoterapötiklerin fazla miktarda kullanılması ve
aşılama gibi alınan diğer tedbirler eskiden salgınlar yapan bazı infeksiyon
hastalıklarını azaltmıştır. Buna karşın potansiyel patojen
mikroorganizmalarla,özellikle bunların fazla kullanılan antibiyotiklere dirençli
olanları ile infeksiyonlar artmıştır.
Bu infeksiyonların bir kısmı hastane infeksiyonu = nozokomiyal infeksiyon
şeklinde görülmektedir.Bu artmada çok önemli bir sebep sterilizasyon,antisepsi
ve dezenfeksiyona yeterince önem verilmemesidir. Eğitimde,öğretimde ve
uygulamada sterilizasyon, antisepsi ve dezenfeksiyona gereken önem mutlaka
verilmelidir. İşlemlerin ne şekilde yapıldığı öğretildikten sonra sorumlular sık
sık kontrol edilmeli ve hatalı uygulamalar düzeltilmelidir. Hastalığın seyri
sırasında çıkartıların ve infeksiyöz maddelerin derhal dezenfeksiyonu ve uygun
şekilde yok edilmesi ile infeksiyonun başkalarına bulaşması önlenir.Terminal
(son) dezenfeksiyon, infeksiyöz hastalıkta hastanın iyileşmesi veya ölümünden
sonra infeksiyöz etkenlerin tahribi ve dezenfeksiyonu şarttır.
DEZENFEKTAN MADDE
Patojen
mikroorganizmaları ve çok dirençli olmayan diğer mikroorganizmaları tahrip eden
veya virusları inaktive eden kimyasal maddelerdir.Dezenfeksiyon işlemi
sterilizasyon değildir. Dezenfektan maddeler infeksiyonun bulaşmasını önlemek
amacı ile eşyaların, aletlerin, hasta odalarının, İnfeksiyon, etkenini yok etmek
maksadı ile yapılır, ve dezenfeksiyon işlemi cansız eşyaya uygulanır.
Bir dezenfektanın öldürücü etkisi mikroorganizmaların proteinleri ile reaksiyon
verme yeteneğine bağlıdır. Bu nedenle proteinleri pıhtılaştıran, çöktüren veya
başka şekillerde denatüre eden etkenler genel dezenfektan olarak etki
gösterirler. Fiziksel etkenlerden ısı, çeşitli ışınlar, kimyasal maddelerden
fenoller, alkoller, asitler, halojen veren maddeler ve ağır metallerin tuzları
bu etkenler arasında sayılabilir.
Dezenfektan maddenin öldürücü etkisi bazı kelimelerin sonuna ''sit'' eki
getirilerek bakteresit,fungusit, virusit, şeklinde belirtilmektedir. Bütün
dezenfektanlarda genel olarak görülen bir durum,düşük konsantrasyonlarda
öldürücü etkilerinin azalarak yerini üremeyi önleyici etkiye bırakmasıdır.
Üremeyi durdurucu etki bazı kelimelerin sonuna ''statik'' eki getirilerek
bateriostatik,fungostatik,şeklinde belirlenir. Öldürücü ve üremeyi durdurucu
etkilerin mekanizması birbirinden oldukca farklıdır; fakat üremeyi önleyici etki
daha devamlıdır.Çünki dezenfektanın etkisi azaldığında öldürücü etki gösteremese
de üremeyi önleyici etki sürebilir. Öldürücü etki hakim olduğunda üremeyi
önleyici etki vardır.
Bir dezenfektan solusyonda olması gerekli ve aranılan özellikler;
· Kan,irin, dışkı,gibi organik çıkartıların bulunduğu ortamda
etkisini göstermeli.
· Kısa sürede en dayanıklı mikroorganizmaları etkilemelidir.
· Çözücüde kolay erimelidir.
· Etkisi canlı dokuya az, mikroorganizmalara çok olmalıdır.
· Malzemeyi bozmamalıdır.
· Kokusu hoş olmalıdır.
· Ekonomik olmalıdır.
· Sabunlu ortamda etkisini yitirmemelidir.
DEZENFEKTAN MADDELERİN GENEL KULLANIM ÖZELLİKLERİ
Genel olarak bir
dezenfektan, özellikle çok güçlü ve geniş spektrumlu olmalıdır. Bakteriler,
sporlar, virüsler, mantar ve amipler üzerinde de etkili olmalıdır. Etkisi hemen
başlamalı ve olduğunca uzun sürmelidir.
Normal ve patolojik sıvılarda olduğu gibi herhangi bir karışımda, örneğin
sabunlu ve değişik yapıda olabilecek kimyasal bir ortamda etkinliğini
yitirmemelidir. Bir dezenfektandan en olumlu etkiyi elde etmek için
olabildiğince yüksek yoğunlukta kullanmak yanılgıya yol açar. Dezenfektanların
hangi mikroorganizmaya etki etmesi isteniyor ise o mikroorganizmanın
dezenfektandan etkilenme tavsiyelerini gözönünde tutmak gerekir. bunun için
kullanıcının konuyu çok iyi bilmesi gerekir. Dezenfekte edilecek materiyalin
özelliğinden dolayı her dezenfektan her alanda uygulanamaz.Mesela enzim çözücü
olarak kullanılan (cerrahi aletlerin ) dezenfektanı, ıslak sterilizasyonda yani
endeskopik aletlerde kullanmaya kalktığımızda istediğimiz sonucu alamadığımız
gibi aletlere de zarar vermiş oluruz.
Bunun için dezenfektanı kullananın dikkatli olması gerekir. Günümüzde
dezenfektanların etki süreleri ve etki güçleri oldukça yüksektir. İyi bir
dezenfektandan beklenen; mikroorganizmanın dezenfektan ile karşılaşması
durumunda en kısa zamanda etkisini göstermesi ve bu etki süresinin olduğunca
uzun olmasıdır. Yani uygulama yapıldıktan sonrada etkisinin uygulama alanında
devam etmesidir.
Kullanım konsantrasyonunun doğru uygulanması gerekir. Bunun için prospektüslerin
iyi okunması , istenen sonuçların alınması için en iyi yoldur. Yahut
üreticilerden yeterli bilgi alınana kadar eğitim, uygulama, bilgi isteme gibi
bilgi hattının oluşmasını sağlamak gerekir. bunun için kullanıcıların talepkar
olması en doğru yoldur. Zira üretici bu konuda nekadar yada nereye kadar
sorularının cevabını bulmakta zorlanabilir.
Bakterisit veya baktereostatik maddelerin etkisi birçok faktörle tayin edilir.
Bunlardan en önemli olan iki tanesi konsantrasyon ve temas süresidir. Bakterisit
etki bir anda olmaz, bu nedenle dezenfektan ile kısa temas sadece
bakteriyostatik etki sağladığı halde daha uzun süre temas bakterisit etki
sağlar. Dezenfektanla ilk temas zamanı ile ölüm arasında İNHİBİSYON periyodu
vardır.İnhibisyona duyarlılık ile ölüme duyarlılık birbirinden ayırt edilemez.
DEZENFEKSİYONDA DİKKAT EDİLECEK İLKELER
· Dezenfekte edilecek malzemelerin ön temizliği gerekir ise,
yapılmalıdır.
· Solusyon içinde yeterli süre kalmasına riayet edilmeli.
· Parçalanabilir aletler parçalarından ayrılarak solusyona,düzgün
şekilde yerleştirilmeli.
· Solusyon aletlerin üzerini tam olarak örtmeli.
· Solüsyon uygun konsantrasyonda olmalı.
· Hazırlanan solusyonun kullanım süresine dikkat etmeli.
KİMYASAL DEZENFEKTANLAR
Dezenfektan
maddeler eşyaya ve diğer maddelere zarar vermeyecek oranda seyreltiğinde
bakterilerin vejetatif şekillerini ve bir çoğunun spor şekillerini öldürürler.
dezenfektan ve antiseptik maddeler
A- Organik bileşikler
B- Anorganik bileşikler olmak üzere ikiye ayrılır.
ORGANİK BİLEŞİKLER
Fenol ve Alkoller
dezenfektanların en önemli grubunu oluştururlar ve çok kullanılırlar. Genel
amaçlarla kullanımları yanında cerrahi ve jinekolejide de birçok uygulanma
alanları vardır.
Tuzlar
İnorganik tuzların
ve metal iyonlarının bakterilere etkileri iki şekilde oluşmaktadır. Düşük
konsantrasyonda üremeyi artırdıkları halde yüksek konsantrasyonda üremeyi
durdururlar.En aktif olan ağır madenler ve tuzlar bakır,gümüş civa dır.
Oksidan maddeler
Hidrojen
peroksit,potasyum permenganat,çözeltileri dezenfektan olarak kullanılmaktadır.
Hypoklorik asidin organik ve anorganik tuzlarıda dezenfektan olarak
kullanılır.Klor brom ve iyot germisit maddelerdir.
Kreçli maddeler
Deterjanlar:
Deterjanlar yüzey
aktif maddeleridir,üç gruba ayrılırlar. Sabunlar: Antimikrobik etkileri sınırlı
olup Antiseptik ve dezenfektanlar kadar etkili değillerdir. Deri üzerindeki
mikroorganizmaların bulunduğu lipoit salgının mekanik uzaklaştırılmasını
sağlarlar.Böylece sabun ile yıkamak suretiyle deri üzerindeki bakteri sayısında
önemli miktarda düşme olur.
ALDEHİTLER:
Aldehitlerin pek
çoğu germisit etki göstermesine karşılık pratikte en çok kullanılanları
formaldehit ve gluteraldehittir.
FORMALDEHİT:
Formaldehit gaz
halindedir.bakteri, mantar,ve viruslere karşı etkilidir, ancak etki için uzun
bir süre teması gerektirir.Örneğin %0.5 yoğunluktaki formaldehitin bakterilerin
vejetatif şekillerini öldürmesi için 4 - 12 saat sporları öldürmesi için 2-4 gün
gerekir. Germisit olarak genellikle % 2-8 yoğunlukta ve özellikle cansız eşyanın
sterilizasyonu için kullanılır.Uzun süreli yerel uygulamada ekzemalı
dermatitlere neden olabilir. toksik olduğundan kullanımda son derece dikkatli
olunmalıdır.
GLUTERALDEHİT:
Gluteraldehit
virüsler ve bakteri sporları da dahil olarak tüm mikroorganizmalara
formaldehitten daha güçlü etki eder. Yer, yüzey, alet dezenfeksiyonunda güvenle
kullanılabilinir.
Yüzey aktif maddeler
Yüzey aktif
maddeler denilen bileşikler yüzeyler arasındaki enerji ilişkilerini
değiştirebilen maddelerdir. Yüzey aktif maddeler bir veya birden fazla
hidrofobik kimyasal gurupların dengelenmesinden oluşur. Bu bileşikler katyonik
yüzey aktif bileşiklerdir. Gram pozitif Gram negatif geniş bir bakteri grubu
yanında mantar ve virüslerede etki ederler.
AMELİYATHANENİN VE ALETLERİNİN STERİLİZASYONU
Modern cerrahide
gelinen nokta büyük ölçüde asepsi ve antisepsi yöntemlerinin geliştirilmesine ve
bu yöntemlerin ameliyathane koşullarına uygulanmasına borçluyuz. Ama yinede
cerrahi infeksiyon sorununu tümüyle otadan kaldırılabilmiş değildir.
Transplantasyonlardan ya da yapay gereçlerin kullanımından sonra cerrahi
infeksiyon, sonuçları, ''felaket'' haline dönüştürebilmektedir.Günlük yapılan
rutin ameliyatlardan sonra infeksiyon,görülüyor ise, en hafif ifade ile,
standart önlemlere rağmen, bir cerrahi infeksiyon ile karşılaşıldığında bunun
kaynağının ne olduğu, yaraya nasıl ulaştığı sorularına cevap bulmaya
uğraşılmalıdır.
Ameliyathanede meydana gelecek bulaşmaya neden olan başlıca etkenler:
1- Hastanın
kendisi.
2- Ameliyat esnasında kullanılan araçlar.
3- Ameliyat ekibi ve ameliyathane personeli.
Hastane dışından ameliyathaneye getirilen havanın temiz olması sağlanmalıdır.
Ameliyathaneye hastanenin başka bölümlerinden kontamine hava gireşi
önlenmelidir. Ameliyathane içinden kaynaklanan hava kontaminasyonu
temizlenmelidir. Dış hava pek az bakteri taşır, patojen olan mikroorganizmaların
sayısı azdır. Ancak yere yakın kesimlerde yükseklere oranla mikroorganizmaların
sayısı artar. Bu nedenle de havalandırma giriş bacalarının çatıda olması
istenir. Bu sistemde filtreler mevcuttur. Birinci kademedeki filtre bakterileri
tutar. Patojen bakteri taşıyan zerreciklerin ortalama çapı, 10-12 mikron
olduğundan ikinci kademedeki filtrenin 5 mikron üstündeki partikülleri tutması
yeterli emniyeti sağlayacaktır. Daha küçük çaptaki süzmeler için elektrostatik
çöktürme filtreleri kullanılır.
İlke olarak ameliyathaneye hastanenin diğer bölümlerinden örneğin koğuşlardan,
asansör ve merdiven boşluklarından kirli hava akımı olmamalıdır. Akım temiz
kesimlerden daha kirli alanlara doğru yönlendirilmelidir. Bunun içinde sürekli
hava değişimi ile pozitif basınç sağlanması, ameliyathane dışında da havanın
kontrollü çıkış kapaklarından atılmasıyla daha düşük basınç alanı sağlanması,
amaçlanan farklı ve uygun hava akımını meydana getirir.
Ameliyathanede gereksiz konuşma alışkanlığından vaz geçilmelidir. Ameliyathane
hijyeni bakımından en önemli nokta ameliyattan evvel ve ameliyat esnasında
personelin ameliyathane bölümündeki odalar arasındaki minimum gidiş gelişidir.
Denemeler göstermiştir ki hareketler havanın ve dolayısıyla hava içindeki
partikül ve mikropların hareketine imkan verir. İnfeksiyonlara mani olmak için
ameliyat hazırlıkları ve trafiği, çok iyi hesaplanmış ve düzenlenmiş olmalıdır.
Pürüzlü yüzeyler daha kolay toz tuttuğundan ameliyathanede yüzeyler muhakkak
pürüzsüz ve cilalı maddelerden yapılmış veya böyle bir madde ile kaplanmış
olmalıdır.
Temas ile bulaşma:
Cerrahi ekip elemanlarından biri veya birkaçı,
hasta tarafından doğrudan temas ile bulştırılmış olabilir.Ayrıca cerrahın,
yetersiz temizlenmiş eli, derisi ve delik ameliyat eldivenleri bu tip bulaşmaya
neden olmaktadır. Cerrahın cildinde ufak bir septik lezyonun hastada büyük bir
yara infeksiyonuna yol açtığı görülmüştür. Burundaki, perinedeki lezyonlardan
streptekok veya stefilekokların, ellere daha sonra da başka kişilere bulaşması
olasıdır.Bu bakımdan infekte personel kesinlikle ameliyathaneye sokulmamalıdır.
Taşıyıcılar:
Ameliyathane
personeli veya hastanın kendisi taşıyıcı olabilir. Derisinde ve burun
boşluklarında. koagülaz(+) stafilokok taşıyan hastalarda cerrahi girişimden
sonra infeksiyon, bu ajanları taşımıyanlara oranla fazladır. Bu kişiler
hastanelerin stafilokok depolarıdır, tedavi edilmedikleri koşulda hem kendileri
hemde cerrahi girişim adayları için potansiyel tehlikedir. Ameliyat alanı çok
iyi temizlenmelidir. Ellerin temizlenmesinden daha az özen gösterilmiş bir
ameliyat alan temizliği, deri yüzeyindeki mikroorganizmaların kesi hattından
derinlere doğru yayılmasına yol açar.
Septik girişimlerden sonra ameliyathane temizlenmeden ikinci bir ameliyata
başlanmamalıdır. Ameliyat asnasında içi boş organların açılması, infeksiyon
olasılığını artırmaktadır. Bu organların girişimden önce infekte olmaları
cerrahi infeksiyon riskini dahada çok artırmaktadır. Ameliyat öncesi dönemde bu
hastalar çevredeki hastalardan ayrılmalı ve girişim esnasında ise açılan organ
içeriğinin civar dokulara bulaşmasını önleyecek bir cerrahi teknik
uygulanmalıdır.
Gereksiz antibiyotik tedavisinden kaçınılmalıdır. Gereçlerin sterilizasyon
yöntemleri sürekli kontrol edilmelidir. Sterilizasyon derecesi diye bir kavram
yoktur. Gereçler ya sterildir yada kontaminedir. Ameliyat sonrası dönemde
infeksiyon oluşmasına yol açan mikrooganizmaların en önemli kaynağı hatanın
kendisidir. İkinci önemli kaynak ameliyathane personelidir. Havadaki
mikrooganizmalara bağlı infeksiyon çok sık rastlanan bir olay değildir.
|