|
Genel
anestezi, geçici olarak bilinç kaybı ile birlikte duyu fonksiyonlarının ortadan
kalkmasıdır. Halk arasında "narkoz" anestezi ile eşanlamlı olarak kullanılsada,
narkoz; tam bilinç kaybı olmadan duyarlılığın ortadan kalkmasıyla oluşan
belirgin uyuşma halidir.
|
|
BAŞKA ANESTEZİ
YÖNTEMLERİ VAR MIDIR? |
|
Bölgesel anestezi, lokal anestezi
ve sedasyon vb anestezi yöntemleri de vardır.
|
|
ANESTEZİ
YÖNTEMİNE NASIL KARAR VERİLİR? |
|
Ameliyat kararından sonra,
ameliyat türü ve süresi konusunda cerrahınızla görüşen anestezi doktorunuz,
durumunuzu değerlendirerek ve sizinle konuşarak anestezi yöntemine karar verir.
Hastanemizde; ameliyat kararı verilen hastalar, anestezi bölümünün polikliniğine
yönlendirilerek ameliyat öncesinde anesteziyi uygulayacak anestezi uzman doktoru
tarafından değerlendirilmektedir. Hasta ve anestezist arasındaki bu tanışıklık,
uygulamanın kalitesini çok arttırmaktadır. Hasta ameliyat ile ilgili kaygılarını
dile getirip paylaşırken, anestezi doktoru hastayı tanımakla gerekli tüm
önlemleri alarak riski azaltmaktadır. Anestezi doktorunun hastasının gerekli tüm
bilgilerine ulaşması, onu tanıması başlı başına bir yaşam güvencesidir.
|
|
AMELİYATA
GELMEDEN ÖNCE KAÇ SAAT AÇ KALINMALIDIR? |
|
Yaşa göre
değişmekle beraber, erişkin hastalar için anestezi öncesinde en az 6 saatlik
açlık döneminin bulunması zorunludur. Bu açlık hali tam bir "oruç" halidir yani
katı ve su dahil tüm sıvıların alınmamasıdır. Nedeni ise, genel anestezi
uygulamasında ilaçlarla tüm refleksler ortadan kalkacağı için, yutkunma gibi
koruyucu reflekslerin kalkmasına bağlı olarak oluşabilecek kusma durumunda mide
içeriği ve kusmuk, solunum yollarına ve akciğerlere ulaşabilip yaşamı tehdit
edebilir.
Çocuk hastalarda da açlık hali çok önemlidir. Ancak yeni doğan bebeklerden okul
çağındaki çocuklara farklılık gösteren ameliyat hazırlığı için mutlaka anestezi
doktoruna danışılmalı, onun önerdiği saatler kadar çocuk yakından takip
edilerek, tam bir açlık hali sağlanmalıdır.
|
|
AMELİYAT İÇİN
HASTANEYE GELİRKEN NELER YAPMALIYIM? |
|
Ameliyat günü hastanemize gelirken dosyanız ve varsa
tetkikleriniz mutlaka yanınızda olmalıdır. Ameliyat öncesi almakta olduğunuz
ilaçlar varsa mutlaka yanınızda bulundurunuz. Sağlık karneniz, sigorta kartınız,
kimliğiniz gibi belgeleri de yanınıza almayı unutmayınız.
Anestezi doktorunuzun önerdiği şekilde en az 6 saat aç ve
sıvısız kalmış olarak, gerekli temizlikleri yapmalısınız.
Ameliyat sırasında özellikle genel anestezi sırasında
akciğerlerinize oksijen/gaz vermek için ağzınızdan soluk borunuza bir tüp
yerleştirilir. Bu tüpü sabit tutmak için yanaklarınıza ve çenenize flaster
yapıştırılacağından, sakal traşınızı olmanız tercih edilen bir durumdur.
Ameliyat sırasında kanamaları azaltmakta kullanılan koter
cihazı, metal eşyaların olduğu yerlerde yanıklara neden olabileceğinden ameliyat
öncesi vücunuzda metal eşyalar olmamalıdır.
Tırnaklarda kına ve ojenin olmaması da gereken bir
durumdur. Çünkü, ameliyat sırasında hastanın yeterli oksijenlenip
oksijenlenmediğini gösteren ışıklı mandal benzeri bir cihaz parmağa
yerleştirilir. Eğer oje ve kına varsa bu değerlendirme doğru olmaz.
Ameliyathane mikroplardan mümkün olduğunca arındırılmış
bir ortamdır. Bu nedenle ameliyathaneye özel bir kıyafetle girilir. Ameliyat
olacak hastalarımız odalarına alındıktan sonra ameliyathane kıyafetlerini
giyerler. Ameliyathane kıyafetinin altında sadece alt iç çamaşırı kalabilir.
Ancak hastalarımız, bu kıyafetle ameliyathaneye geldiklerinde, ameliyathanedeki
tüm sağlık personelinin mahremiyetlerine özellikle saygı göstereceklerini de
bilmelidirler. Ameliyat sonrası gerekli olabilecek gecelik, pijama, terlik
benzeri eşyalarınızı da yanınızda getirmeyi unutmayınız.
Halk
arasında cesaret iğnesi denen premedikasyonun amacı; ameliyata girecek hastanın
endişesini, korkusunu azaltmak, bulantı, kusma, kardiyak ritm bozukluklarını
önlemek, tükrük ve üst solunum yolu salgılarını azaltmaktır. Premedikasyonun
amaçlarına ulaşabilmesi için hastaların ameliyattan 1 gün önce hastaneye
yatırılması gerekir. Ancak çoğu kez ameliyat sabahı hastaneye gelebilen
hastaların, ameliyat saatinden en az 3 saat önce odalarında olması yararlı
olacaktır.
Özellikle çocuk hastalarda premedikasyon çok önemlidir.
Anne ve babalarından ayrılmakta zorlanan ve korkan çocuklarımızı sakinleştirip
rahatlatmak için ameliyattan en az 2 saat öncesinde hastaneye getirilip ilaç
yapılması için gerekli zaman sağlanmalıdır.
|
|
ÇOCUKLAR AMELİYATA NASIL
HAZIRLANMALIDIR? |
|
Çocuğunuz
hangi yaşta olursa olsun, hastane ortamı onun için endişe vericidir. Çocuğunuz
hastaneye geliş nedeni ve kendisine uygulanacak girişimler hakkında
anlayabileceği düzeyde bilgilendirilecektir. Çocuğunuzun doktoru ameliyat olması
gerektiğini söylediğinde, neler olacağını tam olarak bilmediğiniz için
endişelenmeniz normaldir. Endişeden kurtulmanın en doğru yolu, yeterince bilgi
sahibi olmanızdır. Ameliyat hakkında anne-baba ne kadar çok bilgiliyse o kadar
çok rahatlayacak güvenleri de çocuğa yansıyacaktır. Basın yayın organlarında
duyulan kötü haberler aileyi endişelendiren durumların başındadır. Bu konudaki
endişelerinizi paylaşmak ve doğruları öğrenmek çocuğunuza sunacağınız en önemli
yardımdır. Çocuğunuzun neden ameliyat olması gerektiğini basit, anlaşılır dille,
onu korkutacak ayrıntılara girmeden anlatmak gerekir. Çocuklara asla yalan
söylenmemeli, ameliyathanede birlikte olacağı anestezi doktoru ile önceden
tanıştırılmalı ve ameliyat sırasında ailenin onun yanında olamayacağı ancak
ameliyathanenin kapısında onu bekleyeceği ve onun çağırınca duyulabileceği kadar
yakın olunacağı güveni mutlaka çocuğa anlatılmalıdır. Çocuğun en sevdiği
oyuncağı da ameliyathaneye girerken yanına verilerek tedirgin hali biraz
rahatlatılabilir.
Çocukların aç ve susuz bırakılması çok önemlidir.
Ameliyat günü çocuk iyi takip edilmeli yanlışlıkla birşeyler yemesi
önlenmelidir. Premedikasyon amacıyla, fitil veya azıcık meyve suyu ile
uygulanabilen ilaçların zamanında verilerek etkili olması için çocuğun ameliyat
sabahı, ameliyattan en az 2 saat önce hastanede olması şarttır.
Çocukların anestezisindeki bir diğer farklılık çocuğun
duyduğu endişe nedeniyle serum takılmasına izin vermemesidir. Ameliyat esnasında
serum takılmasını istemeyen çocuklara biraz kötü kokulu bir balon şişireceği
söylenirse, ameliyathanede iğne olmayacağını bilen çocuk daha az
endişelenecektir.
|
|
AMELİYATHANEDE UYUMADAN ÖNCE
NELER YAPILACAK? |
|
Odasından
hemşire nezaretinde sedye veya tekerlekli sandalye ile alınan hasta asansörle
ameliyathaneye alınır. Ameliyathanede anestezi uzmanı tarafından karşılanan
hasta, ameliyat masasına sırtüstü yatırılarak üzeri örtülür. Kalp grafisini tüm
ameliyat boyunca değerlendirmek için göğsüne veya sırtına EKG elektrotları
yapıştırılır. Koluna tansiyon aletinin manşonu takılır. Bu alet, ameliyat
sırasında sürekli olarak şişip inerek tansiyonunuzu ölçecektir. Kandaki
oksijenasyonu takip etmek için parmaklardan birine ışıklı bir mandala benzeyen
alet yerleştirilir. Tüm bunlar ameliyat öncesi, ameliyat süresince ve ameliyat
sonrasında kalp ve akciğerler hakkında anestezi doktoruna bilgi verecek
monitörlerdir. Hastalarımızın bunu bilmesi onların anestezi ile ilgili
endişelerini azaltacak ve onlara güven verecektir. Daha sonra hastamıza,
ameliyat olacağı bölgeye göre değişebilecek şekilde ancak genellikle el
sırtından serum takılır. Bütün anestezi yöntemlerinde buraya kadarki işlemler
uygulanır. Eğer genel anestezi verilecekse; serumun içine birtakım ilaçlar
verilerek hastamızın uykusu gelir. Hastalarımız başlarının dönmeye başladığını,
uykularının geldiğini, ağırlaştıklarını, gözlerinin karardığını ifade
etmektedirler.
Sezeryan ameliyatlarında hastanın EKG, tansiyon ve
oksijenasyon monitorizasyonu yapıldıktan sonra serumu takılır. Hastaya genel
anestezi verilecekse; bebeğe daha az anestezik madde geçişini sağlamak için
hastanın karnı tentürdiyot benzeri madde ile silinerek mikroplarından
arındırılır, mikropsuz steril örtülerle ameliyat sahası örtülür ve hasta bu
işlemlerden sonra serumun içine verilen ilaçlarla uyutulur.
|
|
ANESTEZİ ALTINDA UYURKEN
NELER OLUYOR? |
|
Hastalarımız uyuduktan sonra, verilen ilaçların etkisi ile tüm kasları
gevşediğinden akciğerlerine oksijen ve anestezinin devamını sağlayan gazların
verilmesi işini anestezi doktoru sağlar. Bunun için bazı durumlarda farklılıklar
olmasına rağmen genellikle ağızdan soluk borusuna bir tüp yerleştirilir. Bu
tüpün bir ucuda oksijen ve gerekli diğer gazları veren anestezi makinesindedir.
Hem anestezi makinesinin ayarlanması ve kontrolü hem de ameliyat sırasında
hastamızın kalp, akciğer gibi yaşamsal organlarının durumlarını takibi anestezi
doktorunun sorumluluğundadır. Ayrıca anestezi doktoru, ameliyatın seyrini
izleyerek anestezi ilaçlarının ne kadar süreyle ve ne miktarda verileceğinin,
kanamalı bir ameliyat yapılıyorsa gerekli kan ve serum naklini sağlar.
|
|
ANESTEZİDEN NASIL UYANILIR?
|
|
Uyanma kullanılan anestezik ilacın tipi, ameliyatın
süresi ve hastanın özellikleri gibi birçok faktöre bağlıdır. Ameliyat bittiğinde
anestezik ilaçlar kesilir, hasta kas gevşetici ilaçların etkinliği ortadan
kalktığında ve solunum yeterli olduğunda soluk borusundaki tüp çıkarılır.
Hastanın sözlü uyarılara cevabı yeterli olduğunda uyanma odasına alınır. Tamamen
uyanana kadar orada, monitorize edilerek izlenir. Yapılan cerrahi işlem ne kadar
kısada olsa genel anestezi alan her hasta 24 saat yoğun dikkat ve refleks
gerektiren işleri, otomobil kullanmak gibi yapmamalıdır.
|
|
GENEL ANESTEZİNİN YAN
ETKİLERİ NELERDİR? |
|
Anestezi
sonrası bulantı ve kusma %10, boğaz ağrısı %10, düşük kan basıncı %3, solunum
desteği gereksinimi %3, anormal kalp ritmi %1, yüksek tansiyon %1, uzun dönem
oryantasyon bozukluğu ve bilinç bulanıklığı %0.5' dir. Anestezi sonrası narkozun
atılması kusarak olmaz. Kusma anestezinin istenmeyen fakat en çok görülen yan
etkilerinden biridir. Ameliyat sonrası baş ağrısı, üşüme-titreme görülmesi de
tamamen doğaldır, zamanla geçecektir.
|
|
GENEL ANESTEZİ NE KADAR
GÜVENLİDİR? |
|
Modern
monitörler, daha iyi ilaçlar ve en önemlisi bunları kullanabilecek anestezi
uzmanı doktorların varlığı anesteziyi daha güvenilir hale getirmektedir.
Anestezi uzmanları; uzmanlık sınavında başarılı olup, en az 4 yıllık eğitim
gören doktorlardır. Türkiye' de anestezi uzmanını bulunmadığı yerlerde anestezi,
Anestezi Teknisyenleri tarafından verilmektedir. Anestezi Teknisyenleri lise
sonrası 2 yıllık Sağlık Meslek Yüksekokulu Anestezi bölümünden mezun olmuş
kişilerdir. Tıp eğitimi almamış kişiler tarafından anestezi uygulanması çeşitli
sakıncalarıda beraberinde getirir.
Ameliyat için anestezi alan bir hasta huzur içinde
uyurken, tüm ameliyat boyunca hastasının sağlığını herşeyden üstün tutan uzman
bir anestezistin hastasının her nefes alışını, her kalp atışını incelediğinin
bilinmesi hasta açısından bir yaşam güvencesidir.
|
|
GENEL ANESTEZİYİ DAHA
GÜVENİLİR KILMANIN YOLLARI NELERDİR? |
|
Hastalarımızın genel anesteziye bağlı riskleri en aza indirmek için
yapabilecekleri önemli şeyler vardır:
1. Ameliyat öncesi ameliyatına girecek olan anestezi
uzman doktoru ile görüşerek muayene olmak, doktorunun gerekli gördüğü tetkikleri
zamanında yaptırarak kendisine ulaştırmak.
2. Sigarayı bırakmak: Sigara ameliyat sonrası solunum
problemlerinin nedeni olarak gösterilmektedir. Hasta sigarayı bıraktığında
akciğerlerdeki düzelmenin başlaması 1 hafta ile 6 ayı bulabilmektedir. Bu
nedenle hiç olmazsa en az 1 hafta öncesinde hiç sigara içmemelidir.
3. Şişmanlık: Şişman hastalarda ameliyat sonrası
problemler daha sık görülmektedir.
4. Midenin boş olması: En az 6 saat açlık ve susuzluk
hali çok önemlidir.
5. İleri yaş, enfeksiyonlar, ağır kansızlık, karaciğer,
kalp, böbrek, solunum hastalıklarının varlığı anestezi riskini arttırır.
|
|
AŞIRI NARKOZ DİYE BİR ŞEY VAR
MI? |
|
Aşırı
narkoz basın yayın organlarındaki kötü haberlerde kullanılan bir deyimdir.
Anestezi uzmanları hastalarına belli miktarda ilacı monitörlerle izleyerek veren
tıp eğitimi almış doktorlardır. Aşırı narkoz diye bir şey yoktur. Ancak çok
nadir durumlarda, kullanılan anestezik ilaçlara karşı allerjik reaksiyonlar
gelişebilir. Bazı kişilerde anestezide kullanılan bazı ilaçları doğuştan olarak
vücuttan uzaklaştıran mekanizma eksik olabilir. Böyle kişiler verilen ilaçları
vücutlarından atamadıkları için geç uyanabilirler. Ancak gelişen teknoloji ile
bu mekanizma ameliyat öncesi kan testi ile değerlendirilebilmektedir. Biz de
hastanemizde bu testi hastalarımıza yapmaktayız.
|
|
İKİ GENEL ANESTEZİ UYGULAMASI
ARASINDAKİ SÜRE NE OLMALIDIR? |
|
Bazen
farklı cerrahi girişimler için hastalarımız kısa aralıklarla ameliyata ve genel
anesteziye maruz kalabilmektedir. Acil bir cerrahi girişim gerekmedikçe iki
genel anestezi arasındaki süre en az 3 ay olmalıdır.
|
|
YENİ ENFARKTÜS ( KALP KRİZİ )
GEÇİREN HASTA
NE ZAMAN AMELİYAT OLABİLİR? |
|
Geçirilmiş
kalp krizi sonrası normal koşullarda planlanan bir ameliyat için en az 6 ay
sürenin beklenmesi uygun olacaktır. Artmış anestezi riski ile çok acil cerrahi
girişimlerde bu süre beklenmez.
|
|
KALP AMELİYATI ( BYPASS )
OLAN HASTALAR ANESTEZİ ALABİLİR Mİ? |
|
Bypass
olan hastalarımız herhangi sorunla başka bir ameliyata maruz kalabilirler.
Burada önemli olan bypass sonrası geçen süre değil kalbin fonksiyonel gücüdür.
Bu nedenle, bypass sonrası cerrahi ve anestezi riski, yapılmış kalp ameliyatının
başarısına ve kalbin fonksiyonel gücüne bağlı olarak değişir.
|
|
BELDEN AŞAĞISINI UYUŞTURMAK
YA DA BELDEN İĞNE İLE ANESTEZİ NE DEMEKTİR? |
|
Özel bazı ameliyatlarda belin belli bölgesinden
kemik aralığına girilerek ilaç verilir. Epidural anestezi genellikle bel
bölgesinden iğne ile ince bir kateterin yerleştirildiği ve uzun süre ile
anestezi ve ağrı kesmenin sağlandığı bir anestezi yöntemi iken, spinal anestezi;
yine bel bölgesinden iğne ile sadece ilacın verildiği, nispeten kısa etkili
olan, kateterin olmadığı bir anestezi yöntemidir. Her iki yöntemde ön hazırlık
gerektiren, uygulandıktan sonra etkinin başlaması için bir sürenin geçmesi
gereken ve ameliyat süresince hastanın bilinç kaybının olmadığı ancak ağrı
duymasının önlendiği bölgesel anestezi yöntemleridir. Özellikle sezeryan
ameliyatlarında bebek üzerine etkisinin daha iyi olması nedeni ile çoğu kez
tercih edilmektedirler. Yine alt ekstremite dediğimiz ayak, bacak, kalça
cerrahilerinde, varis ameliyatlarında; alt karın ameliyatlarında ( fıtık,
hemoroid, varikosel vb.) tercih edilebilir yöntemlerdir. Ancak anestezi
yöntemine anestezi uzmanın cerrah ve hastası ile konuşarak karar vereceği,
bölgesel anestezi planlanan hastaların anestezide başarısızlık durumunda genel
anesteziye dönülebileceği unutulmamalıdır.
Oturur pozisyon Kateterin takılması Epidural kateter
|
|
AMELİYAT SONRASI AĞRI
KONTROLÜ İÇİN NELER YAPILABİLİR? |
|
Ameliyat sonrası ağrı tedavisi bilimsel olarak
anestezi uzmanının sorumluluğunda olmalıdır. Ancak bazı cerrahlar ağrı
tedavisini, hastanın ağrısı oldukça ilaç vererek ve ya belli saatlerde belli
miktarda ilacın verilmesini hemşirelere ileterek yapmaktadır. Hastalarımızın
ağrı kesicilerin etkisinin geçmeye başladığı dönemlerde şiddetli ağrı duyması,
sık ağrı kesicilere bağlı istenmeyen yan etkilerin olması ve fazla miktarda ilaç
tüketerek geç ayağa kalkma ve hastaneden geç taburcu olma durumlarını önlemek
için tüm dünyada yeni bir tedavi şekli olan PCA ( HASTA KONTROLLÜ AĞRI KESME )
'i hastanemizde de uygulamaktayız. Anestezi uzmanı, özel bir ağrı pompası cihazı
gerektiren bu tedavi yönteminde, hastanın kilosuna, ağrı şiddetine, ameliyat
bölgesine bağlı olarak bilgisayar gibi cihazı programlar. Ancak hastamızın
ağrısı arttıkça, cihazdaki pompaya basarak, yine anestezi uzmanının planladığı
miktarda ilacın kendisine gitmesini sağlama şansı vardır. Bu cihazların
planlanandan fazla miktarda ilaç verme şansı yoktur. Kilit mekanizmasının
varlığı ise hastamızın yanlışlıkla ya da sıkça basması durumunda da fazla ilaç
gitmesini önleyicidir. Hastalarımızn sürekli konforlu, ağrısız ve huzurlu bir
ameliyat sonrası döneme ihtiyacı vardır. PCA; sürekli ağrısızlık, kısa zamanda
eski fonksiyonlarına kavuşma, hastaneden çıkış süresini kısaltma sağlayan bir
yöntemdir. Ayrıca ağrısız doğum yönteminde, kanser gibi kronik ağrıların ani
artışlarında, yanık ağrısında da kullanılabilen konforlu bir ağrı kesme
yöntemidir.
|
|
ANESTEZİSTLER AMELİYATHANE
DIŞINDA DA ÇALIŞIRLAR MI? |
|
Anestezi
uzmanları uzmanlık eğitimlerinde aynı zamanda yoğun bakım uzmanlığı da alırlar.
Reanimasyon denilen yoğun bakım ünitelerinde, her türlü zehirlenmeler, ciddi
intihar girişimleri, trafik kazaları, travmalar, organların çalışmasını
engelleyen ağır hastalıkları, sinir-kas hastalıkları, ağır enfeksiyonlar vb.
gibi son derece önemli hastalıklar anestezi uzmanları tarafından tedavi
edilmektedir.
Ağrı tedavi üniteleri de anestezi uzmanlarının
sorumluluğundadır. Uzun süre ağrı çeken kişilerde ev ve iş hayatının etkilenmesi
ile genel durumlarının giderek bozulması, organlarının etkilenmesi mutlak tedavi
edilmelerini gerektirir. Bu konularda da anestezi uzmanlarına danışmalıdırlar.
Ağrısız doğumda, anneye ağrı çektirmeden, yorgun
düşürmeden, o anı yaşayarak doğum yaptırtabilmek de anestezi uzmanının
yardımıyla mümkün olabilir. Ağrısız doğum düşünen anne adaylarının anestezi
uzmanına danışmaları gereklidir.
AMELİYAT İÇİN KORKULU GÜNLER GEÇİRMEKTENSE ENDİŞE VE BEKLENTİLERİNİZİ, SORU VE
SORUNLARINIZI AMELİYAT ÖNCESİ MUTLAKA ANESTEZİ DOKTORUNUZLA TANIŞARAK
PAYLAŞINIZ...
UNUTMAYINIZ,
ANESTEZİ KORKUNUZ DEĞİL GÜVEN KAYNAĞINIZ OLMALIDIR!..
|