ADRESSİZ
MEKTUP
Seni düşündüm, seni duydum Ay gibi
doğuverdi yalnızlığıma
Seni yaşadım bu günde Birden
bire karanlık geceme Yine nefesin doldu
odama Saatlerce konuştuk soluksuz
sessiz
Beş vakit rüzgarlar
estiğinde Ruhlarımız eridi birden bire
Her akşam
böyle sessiz gelirsin
Avuçların
anlımda dolaşır,serin
Kundakta
bebekler gibi,okşar sarar
İçimi sevgin,
şevkatin.
Duyarım ellerimi uzatsam
Anlarım geldiğini gözlerim kapalı
Ateş gibi ellerinin sıcaklığını
Sevinirim;geldin mi gülüm derim,gülümsersin
Ne zaman sıkılsam,darda kalsam Uyu
dersin,yanındayım sabaha çok var
Gelir yetişirsin hızır gibi Temiz
pınarlar gibi kulağımda çınlar sesin
Gözlerinin
içinden doğar güneşim
Pırıl pırıl
nisan sabahlarım.
Yağmurdan
sonra nasılsa toprak
Yüzüne
bakınca öyla ferahlarım.
Bir gün
sahiden geleceksin diye
Kapılarım
ardına kadar açık
Ta canevim
de kurulu tahtın
Seninle
birlikte gönül bahtım.
Seni yanımda bulduğum zaman
Kimseler sevmedi hiç bizim gibi
Toprak rengi gözlerinin baharında
Böylesine derinden birbirini.
Kış ortasında yeşerecek bahçelerim Ne Aslı
Kerem”i sevdi bu kadar
Açıverecek bütün çiçeklerim.
Ne de Ferhat Şirin’i.
Ne çare
senin kaderin benim tecellim
Yazan böyle
yazmış yazımızı.
Ne postacı
mektup getirir,
Ne trenler
kavuşturur bizi.
Bir bilsem
inmisin cinmisin?
Nerede boy
atar,hangi topraklarda yeşerirsin.
Güzelim,nazlım,ceylanım
Kokunu hangi
çiçeklere verirsin...
|