|
SÜNNET
(Circumcision)
Sünnet, penisin uç kısmını
(glans penis) örten derinin (prepisyum)
cerrahi yöntemlerle
çıkarılmasıdır. Müslüman ve Yahudi toplumları-
nda yerine getirilmesi
gereken dini bir yükümlülük olan sünnet, bu toplumlarda genellikle örf ve
adetlere uygun şekilde törenle yapılır.
Sünnetin yararları nelerdir?
Penis başını (glans) örten sünnet derisi yenidoğan döneminde yapışıktır
(fizyolojik fimozis) ve bu normaldir. Erkek çocukların yaklaşık %80'inde 3-4
yaşına gelindiğinde bu deri sıyrılabilir. Bazı çocuklarda ise prepisyumun dar
olması (fimozis) nedeniyle bu işlem gerçekleşemez. Bu durum idrar yaparken
zorlanmaya, glans ile sünnet derisi arasında bakterilerin yerleşmesine ve
enfeksiyon (balanit) gelişmesine neden olur. Bilindiği gibi idrar yolu
enfeksiyonları da gerekli tedavi yapılmadığı ve altta yatan sebep düzeltilmediği
taktirde böbreklerin zarar görmesine neden olabilir. Yapılan sayısız çalışma ile
gösterildiği üzere sünnetsiz çocuklarda İYE (İdrar
Yolu Enfeksiyonu) gelişme oranı sünnetli olanlara göre 10-20 kat daha
fazladır.
Ayrıca ileri yaşlarda da
sifiliz, bel soğukluğu, herpes,şankroid gibi cinsel hastalıklar sünnetsiz
kişilerde daha sık görülür. Bu yararları nedeniyle bugün Avrupa ve Amerika'da da
sünnet çok yaygınlaşmıştır. Hijyenik ve dini nedenlerden başka sünnet, bazı
tıbbi zorunluluklar nedeniyle de yapılmaktadır. Bunlar; 3 yaştan sonra fimozisin
devam etmesi, parafimozis ve balanitdir.
Sünnetin yararlarını özetlersek :
1.Lokal enfeksiyonların(
balanit- postit) önlenmesi
2.Sünnet derisinin geriye
çekilememesinden doğan sorunların ortadan kalkması
3.Cinsel ilişki ile geçen
(veneryal) hastalıklardan korunma
4.İdrar yolu
enfeksiyonlarından korunma
5.Kanser görülme
sıklığında belirgin azalma (penis başı ve rahim ağzında)
6.Dini ve sosyal nedenler
Sünnet
nasıl yapılmalı?
Burada unutulmaması
gereken nokta, sünnetin basit gibi görünse de çok önemli bir cerrahi müdahale
olduğudur. Cerrahi prensiplere uyularak ameliyathane olmasa bile steril (temiz)
koşullarda ve hekimler ya da sertifika sahibi sağlıkçılar tarafından
yapılmalıdır. Büyük çocuklarda lokal anestezi yeterli ise de küçük çocuklarda
genel anestezi altında yapılmasının çocuğun psikolojik gelişmesi üzerine
yaratabilecegi kötü etkilerden korunması açısından sayısız fayda vardır.
Sünnet, özellikle
ülkemizde çoğunlukla ehliyetsiz kişiler tarafından yapılıyor olmasına karşılık,
sanıldığı kadar basit bir cerrahi işlem değildir. Bu tür uygulamalar sonucunda
her yıl yüzlerce çocuk, enfeksiyon, kanama, yapışıklık, peniste eğrilik, mea
ağzında iltihaplanma, kesi yerinde kist oluşumu, fistül ve glans penis
yaralanmaları gibi komplikasyonlara maruz kalmakta, hatta bazıları ölmektedir.
En sık karşılaşılan sorun sünnet derisinin yetersiz kesilmesidir. Bu sıklıkla
fimozis dediğimiz durumlarda yeterli cerrahi uygulamanın yapılamaması sonucu
ortaya çıkar.
Hangi
durumlarda sünnet yapılması sakıncalıdır?
1.Doğuştan sünnetli ise
(Peygamber sünnetli=Hipospadyas)
2.Peniste enfeksiyon
3.Pişik
4.Peniste eğrilik varsa ,
5.Peniste torsion (dönme)
6.Ailede kanama hastalığı
varsa sünnet için mutlaka bir Çocuk Cerrahına
başvurmalısınız.
Sünnet
ne zaman yapılmalı?
Tıbbi zorunluluklar dışında sünnetin yapılma yaşına özen gösterilmelidir.
Bebeklik döneminde ailenin isteği doğrultusunda yapılan sünnetler, sünnet
derisinin ve smegmanın koruyucu etkilerini ortadan kaldırdığından, bu bebeklerde
meatal ülser (penis ucunda yara) ve sonucunda darlık görülebilir. 3-6 yaş
arasındaki çocuklar fallik dönem içinde bulunduklarından, kastrasyon
korkusuyla ruhsal sorunlarla karşılaşabilirler. Psikolojik nedenlerle bu yaş
grubunda da elektif lokal sünnet yapılması uygun değildir. Sonuç olarak lokal
anestezi ile sünnet için en uygunu 7 yaşından sonra yapılanıdır. Bu yaşlarda
yapılacak sünnetlerde, çocukla kurulacak iyi bir ilişki sayesinde sünnetin lokal
anestezi altında yapılması mümkün olabilir.
Referans:
Dr.İbrahim AYDOĞDU
Sünnet
Bugün dünyada tartışmasız en çok yapılan cerrahi operasyondur ve dünya
üzerindeki erkeklerin yaklaşık %20'si sünnetlidir. Toplumumuzda ise bu oran %
100'dür. Sünnetin tarihine de bakıldığında 15.000 yıl öncesine kadar sünnet
yapıldığına dair veriler vardır. Sünnetin farklı kültürlerce ve birbirinden
bağımsız olarak uygulandığı da bilinmektedir. Kristof Kolomb yeni dünyayı
keşfettiğinde birçok yerlinin sünnetli olduğunu görmüştür. M.Ö. 2300 yıllarına
ait Mısır mumyalarının sünnetli olduğu ve duvar resimlerinde sünnetin bir
gelenek olarak uygulandığını gösteren bulgular da vardır.
Tarihte ve günümüzde de en çok yapılan bu cerrahi işlemin gerekliliği, kim
tarafından ne zaman ve nasıl yapılması gerektiği konusundaki tartışma belki de
tıp literatürünün en ilgi çekici tartışmalarından biridir. Bu tartışmayı
yönlendiren çok sayıda faktör bulunmaktadır. Dini inanış ve gelenekler, insan
hakları, mali konular ve sünnetle ilgili bilimsel verilerin hepsi bu tartışmanın
boyutlarını oluşturur. Herhalde başka hiçbir cerrahi işlemle ilgili tartışma
bilimsel konular dışındaki konulardan bu kadar etkilenmiştir.Bu kadar yaygın bir
dinsel eylemin altında sağlıklı bir amaç olması gerektiğini düşünen insanlar son
yüzyılın başından itibaren etnik nedenleri bir yana bırakarak çeşitli sağlık
sorunlarının çözümünde de sünnetin yeri olabileceği inancıyla çok sayıda
araştırma ve yayın yapmışlardır. Geçmiş yıllarda çok sayıda hastalığın
(kısırlık, epilepsi, astım, enüresis, herni, alkolizm, aşırı mastürbasyon gibi)
sünnetle çözümlenebileceği ileri sürülmüştür. Her ne kadar daha sonraki
çalışmalar daha rasyonel planlanmış olsa bile önemli bir kısmında objektivite
eksikliği dikkat çekicidir. Bununla birlikte önemli çalışmalarla sünnetin
getirdiği sağlıkla ilgili bazı ciddi yararlar da tanımlanmıştır Sünnet için
dinsel gerekçelerin önemsiz olduğu (Yahudiler dışında) Amerikan toplumunda
sünnet 1960'lı yıllarda sağlıklı bir işlem olarak tanıtılıp önerilirken, zaman
içinde hem toplumda önemini yitirmiş hem de bilimsel kuruluşlarca daha az
önerilir olmuştur Bununla birlikte, bir çocuğu sünnet etmeyi, onun rızası
olmadan bir vücut parçasını almak olduğunu düşünerek, bunun insan haklarına
aykırı olduğunu iddia eden toplum kuruluşları da türemiştir
Sünnet için bir diğer gerekçe bu işlemin estetik bir işlem olarak görülmesidir.
Sünnet ile glansın ortaya çıkması sonucu penisin daha estetik bir görünüm alıp
almadığına yönelik bir tartışma da aslında kültürlere, kişilere ve beğenilere
göre değişeceği için anlamlı değildir. Penisli sünnetin estetik olarak daha
tercih edilir olması o toplumdaki geleneklere ve değer yargılarına göre
değişiklik gösterebilir Sünnet ile cinsel hazzın artabileceği fikrine destek
olabilecek herhangi bir bilimsel veri yoktur.Üçüncü nokta ise sünnetin getirdiği
yararlardır. Bunların bir kısmı, çocuk erişkin yaşa geldiğinde önemli hale
gelir. Bunlar birçok çalışmayla gösterilmiş verilere dayanmaktadır.Sünnetlilerde
prepisyumun ortadan kalkması ile cinsel yolla geçen hastalıkların bulaşma riski
belirgin olarak azalmaktadır Sünnetin sağladığı anatomik yapının lokal hijyeni
kolaylaştırması bunu mümkün hale getirmektedir. Bununla birlikte cinsel yolla
bulaşan viruslarla ilgisi nedeniyle sünnetli erkeklerin eşlerinde de serviks
kanseri gelişme oranlarının belirgin olarak düşük olduğu gösterilmiştir. Penis
kanseri gelişme riski de azalmakta hemen hemen sıfıra inmektedir. Toplumumuzda
ve diğer ülkelerin epidemiyolojik çalışmalarında 400.000 erkek bebekte idrar
yolu enfeksiyonu %7 iken sünnet olan bebeklerde ise bu oran % 0.7olarak
bulunmuştur. Yani yenidoğan dönemde sünnet yapılması idrar yolu enfeksiyon
gelişme riskini 10 kat azaltmaktadır.Sünnet çocukluk yaşta gelişebilecek
prepisyuma ait fimozis(sünnet derisinin ucunda darlık), parafimozis (penis
başının sünnet derisi ile boğulması) ve balanitis (sünnet derisi iltihaplanması)
gibı olaylarında oluşumunu tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Yenidoğan sünnetinin gerekliliği uzun zamandan beri tartışılmaktadır 3-6 yaş
arasında çocuğun ve sünnetin yaratacağı sekonder psikolojik sorunların
yaratılmaması ve natal dönemde karşılaşılabilinecek sorunların ortadan
kaldırılması nedeniyle daha yararlı olabileceği ileri sürülmektadir. Halen
Amerikada %60 oranında yenidoğan sünneti yapılmaktadır.
Ne
kadar basit görünürse görünsün hiçbir cerrahi işlem basit değildir ve zaman
zaman çok komplike hale gelebilir. Küçümsenmeden ve temel cerrahi ilkeden ödün
vermeden yapılmalıdır. Dolayısıyla en ideal olanı sünnetin deneyimli cerrahlar
tarafından yapılmasıdır. Ancak bu uygulamayı pratiğe taşımak mümkün değildir. Bu
durumda bu konuda eğitim almış, cerrahi ilkeler konusunda deneyimli, yardımcı
sağlık personeli tarafından da sünnet yapılır hale gelmiştir. Bu kişilerin bu
konuda eğitim ve deneyimleri olduğu sürece sorun yoktur Ancak bu kişilerin
kesinlikle eğitimleri onaylanmalı ve denetlenmelidir. Ülkemiz için önemli
sorunlardan biri de toplu sünnetlerdir. Toplu sünnet uygulamalarında cerrahi
ilkelerden ve asepsiden ödün verilmekte, önemli komplikasyonlara neden
olunabilmektedir.
Müslümanlarda Peygamber'in
yapılmasını istediği için sünnet olarak adlandırılan, çeşitli toplumlarda yaygın
olarak uygulanan cerrahi bir girişimdir. Erkek çocuklarında penis glansını örten
derinin belirli bir şekil ve ölçüde kesilmesi olarak uygulanır. Sünnet'in
faydaları halen tartışmalı olmakla birlikte kesin olarak tespit edilmiş
olanlar
·
Sünnetli erkek
çocuklarında idrar yolu iltihaplanması daha az gözlenir.
·
Penis kanseri sadece
sünnet olmayan erkeklerde gözlenir.
·
Bulaşıcı hastalıklar
sünnet olmayan erkeklerde daha sıktır.
·
Kadınlarda rahim
kanseri riskini azaltır.
Ülkemizde sünnet dini ve sosyal bir
istek olup tüm erkek çocuklarında yaygın olarak uygulanmaktadır. Aile için
sünnet töreni yapılması zevkli ve gururlu bir olay, manevi bir mutluluk olarak
kabul edilmektedir. Çocuk açısından ise sünnet, arkadaşları arasında statü
kazanmak açısından önemli bir olaydır.
Sünnet
Ne zaman Yapılmalıdır?
Sünnet genellikle ergenlik çağı
öncesi yapılmaktadır. Son zamanlarda yeni doğan (ilk 2 haftalık ) bebeklerde
cerrahi işlemin kolaylığı, bebekte yara iyleşmesinin çabuk olması, sünnet
sonrası bakımın kolaylığı ve psikolojik travma oluşturmaması nedeniyle en ideal
yaş olarak kabul edilmektedir. Her yaşta sünnet yapılabilmekle beraber 2- 4 yaş
arası çocuklarda kimlik gelişimi, ben merkeziyetçi ve uyumsuz olmaları
nedeniyle zorunlu olmadıkça sünnet yapılmamalı ya da yapılacaksa anestezi
altında uygulanmalıdır.
Sünnet'te
Prensipler
Her çocuk yapılacak işlem hakkında
bilgilendirilmeli ve bu işlemi kabul edip etmeme hakkına sahip olmalıdır.
Sünnette önemli olan, çocuğa yapılacak cerrahi işlemin mümkün olduğunca
psikolojik travma oluşturmadan, hijyenik şartlara uygun ve problemsiz
yapılmasıdır. Günümüzde sünnet'in anatomik, fizyolojik, psikolojik açılardan
bilgisi olmayan kişiler tarafından, uygun olmayan yerlerde ve koşullarda
yapılmasının kabul edilebilir hiç bir gerekçesi olamaz. Sünnet ne kadar basit
görülsede önemli bir cerrahi girişimdir. Bu nedenle sünnet yapılan yer ve
aletlerde sterilizasyon, asepsi,antisepsi gibi tanımladığımız mikrop içermeyen
ortam sağlanması zorunludur.
Sünnet Sonrası
Neler olabilir
İşin uzmanı olmayan kişilerce yapılan
sünnetlerde oluşabilecek sorunları şu şekilde özetleyebiliriz.
·
KANAMA= Normal veya kan
hastalığı olan çocuklarda uygun olmayan tekniklerle yapılan sünnetlerde ya da
sünnet sonrası travmayı takiben gözlenir. Normal çocuklarda ikinci bir cerrahi
işlem yeterli iken, kan hastalığı olan çocuklarda bazen çok geç kalınabilinir.
·
ŞEKİL BOZUKLUĞU= Uygun
olmayan teknik ya da işin uzmanı olmayan kişilerin yaptığı sünnetlerde gözlenir.
Şekil bozukluğu kabul edilebilir sınırlarda ya da aile ve çocuğu rahatsız
etmeyecek düzeylerde ise adolesan çağına kadar beklenir. Adolesan çağı sonrası
şekil bozukluğu azalmamış yada kaybolmamışsa tekrar sünnet gerekir.
·
KALICI SAKATLIK= Aşırı
doku kaybı yada koter ile aşırı yanık olmuş ise gözlenir. Çeşitli estetik
ameliyatlarla kısmen düzeltilme yapılabilsede fonksiyon kayıpları düzelmez.
·
KÖTÜ NEDBE DOKUSU= Yara
uçları dikilmeyip kendi kendine iyleşmeye bırakılmış çocuklarda gözlenir.
·
ENFEKSİYON, BULAŞICI
SARILIK= Özellikle toplu sünnetlerde, asepsi, antisepsi kurallarını bilmeyen
kişilerin yaptığı sünnetlerden sonra gözlenir.
·
PEYGAMBER SÜNNETİ= İdrar
deliğinin daha aşağıda olduğu çocukların sünnet yapılması ile bu çocukların
ameliyat şansını kaybetmesi ya da çok daha ciddi bir kaç ameliyat olması
gerekebilir.
·
TAM PENİS KAYBI
Yukarıda görüldüğü gibi bu liste daha
da uzayabilmektedir.
Sünnet bir ameliyattır ve
ameliyat gibi yapılmalıdır.
Asla hafife alınmamalıdır, çünkü
ürkütücü ve çocuğunuzun hayat boyu taşıyabileceği sorunlar oluşturabilmektedir.
Sünnet evde, sokakta, düğün salonunda itiş kakış halinde yapılamaz. Önce çocuk,
cerrahi girişim öncesi psikolojik olarak hazırlanmalıdır. Çocuk ile iletişim
kurulduktan sonra sünnet derisi özenle çıkarılıp, damarları bağlanıp, yara kendi
kendine emilen dikişlerle kapatılmalıdır. Bu şekilde yara iyileşmesi sorunsuz ve
daha hızlı olmaktadır. Toplumumuz son yıllarda özellikle medya ve iletişim
araçlarının artması ile sünnetin ciddiyetini giderek kavramıştır. Bununla
beraber bazı ailelerin, sünnet düğününü en güzel yerde ama esas önemli olması
gereken cerrahi işlemi ehliyetsiz kişilerce uygun olmayan şartlarda
yaptırılmasının kabul edilebilir bir gerekçesi olamaz.
|